B1Orta
Make, Do ve Take Farkı
Yaklaşık 3 dakika okuma · 12 Ekim 2026 tarihinde güncellendi
Kısaca
Türkçede hepsine 'yapmak' ya da 'almak' diyebiliriz, ama İngilizcede make, do ve take belirli kelimelerle birlikte kullanılır. Bu derste en sık kullanılan eşdizimleri öğrenip doğru fiili seçmeyi çalışacaksın.
Neden make, do ve take karışıyor?
Türkçede 'ödev yapmak', 'karar vermek', 'mola vermek', 'fotoğraf çekmek' gibi farklı fiiller kullanırız. İngilizcede ise bu anlamların çoğu make, do ve take ile kurulur. Burada kural çok az, alışkanlık çok fazladır. Bu yüzden kelimeleri tek tek değil, birlikte öğrenmelisin. Buna eşdizim (collocation) denir.
make: bir şey oluşturmak, ortaya çıkarmak
Make genellikle yeni bir şeyin ortaya çıktığını anlatır: bir karar, bir plan, bir hata, bir yemek, bir ses.
- make a decision (karar vermek): I need to make a decision soon.
- make a mistake (hata yapmak): Everyone makes mistakes.
- make progress (ilerleme kaydetmek): You are making progress in English.
- make a phone call, make a plan, make an effort, make money, make friends, make a noise
do: iş, görev ve genel faaliyet
Do çoğunlukla işleri, görevleri ve genel etkinlikleri anlatır. Sonuçta somut bir ürün yoktur ya da ürün ikinci plandadır.
- do homework (ödev yapmak): I do my homework after school.
- do the washing-up / the shopping / the cleaningbulaşık yıkamak, alışveriş yapmak, temizlik yapmak
- do someone a favour (birine iyilik yapmak): Could you do me a favour?
- do your best (elinden geleni yapmak): Just do your best.
- do research, do exercise, do a course, do a job
take: almak, götürmek, harcamak, katılmak
Take hareketi, zamanı ya da bir eylemin başlatılmasını anlatır.
- take a break (mola vermek): Let's take a break.
- take a photo (fotoğraf çekmek): Can you take a photo of us?
- take part in (katılmak): She took part in the race.
- take a shower / a bathduş almak, banyo yapmak
- take a test / an examsınava girmek
- take a bus / a taxiotobüse / taksiye binmek
- take time (zaman almak): It takes time to learn a language.
Sık yapılan hatalar
Türkçeden birebir çeviri en büyük tuzaktır:
Yanlış
I made my homework.DoğruI did my homework.
Yanlış
He did a mistake.DoğruHe made a mistake.
Yanlış
We made a lot of photos.DoğruWe took a lot of photos.
Yanlış
She made a shower.DoğruShe took a shower.
Yanlış
They made fun in the park.DoğruThey had fun in the park.
Burada make, do ya da take değil, have gerekir.
Küçük bir ipucu
Bir cümlede hangi fiili seçeceğini bilmiyorsan şunu dene:
- Ortaya yeni bir şey çıkıyorsa (karar, plan, hata): genelde make.
- Bir iş ya da görev yapıyorsan (ödev, bulaşık, iyilik): genelde do.
- Almak, götürmek, zaman harcamak ya da bir etkinliğe katılmak söz konusuysa: genelde take.
Bu ipucu her zaman çalışmaz. O yüzden yukarıdaki listeleri bütün olarak, cümle içinde tekrar et. Örneğin make a decision ifadesini her gördüğünde kendi hayatından bir cümle kur: I made a decision about my holiday. Eşdizimler bu şekilde kalıcı olur.
Bu konunun kelimeleri
| Kelime | Anlamı | Örnek cümle |
|---|---|---|
| make a decision · phrase | karar vermek | It was hard, but I finally made a decision about my new school. |
| do someone a favour · phrase | birine iyilik yapmak, bir ricasını yerine getirmek | Could you do me a favour and water my plants this weekend? |
| take a break · phrase | mola vermek | We have studied for two hours, so let's take a break. |
| make progress · phrase | ilerleme kaydetmek | Your speaking is much better. You are really making progress. |
| take part in · phrasal verb | (bir etkinliğe) katılmak | Many children took part in the town's painting competition. |
| do your best · phrase | elinden geleni yapmak | The exam is difficult, but just do your best. |
Kendini dene
Önce kendin cevapla, sonra cevabı ve açıklamasını aç.
Sorry, I ___ a mistake in the bill. Let me correct it.
Cevabı göster
Cevap: B) made
Hata yapmak İngilizcede make a mistake ile söylenir. Türkçedeki 'yapmak' yüzünden 'do a mistake' demek çok yaygın bir hatadır.
Can you ___ me a favour and close the window?
Cevabı göster
Cevap: C) do
'Birine iyilik yapmak' do someone a favour şeklinde söylenir. Make ve take bu ifadede kullanılmaz.
We have been working for hours. Let's ___ a break.
Cevabı göster
Cevap: D) take
Mola vermek İngilizcede take a break olarak söylenir. Türkçedeki 'vermek' fiilini give ile çevirmeye çalışma.
She was nervous, but she decided to ___ part in the singing competition.
Cevabı göster
Cevap: take
'Katılmak' anlamındaki ifade take part in şeklindedir. 'Decided to' sonrasında fiilin yalın hali gelir, bu yüzden take yazılır.